Gezerim

Belgrad Gezi Notları

Temmuz 31, 2017

İstanbul’dan yaklaşık 1 saat 10 dakikalık uçuş ile ulaşılan Belgrad, 2017 itibariyle vizesiz olduğu için Türklerin tatil için çokça tercih ettiği bir şehir. Şehri gezmiş biri olarak bende bıraktığı genel intiba şu şekilde; tarihi ve turistik yapılarıyla daha batıdaki şehirler kadar etkileyici değil, ancak gezmesi, yaşaması çok keyifli bir şehir, şehrin bence en dikkat çeken özelliği sahip olduğu yeşil alanlar. Yeşil alanlardan kast ettiğim sadece ağaçlar içerisindeki parklar değil, başta bisiklete binmek gibi farklı spor aktivitelerinin yapılabildiği, yanı başında kafelerin bulunduğu, çocukların oyun alanlarına büyük önem verildiği sosyal alanları kast ediyorum.

Şehir Sava ve Tuna nehirlerinin kesiştiği noktada. Şehri ortadan ikiye bölen nehir Sava, ancak şehrin Tuna’ya da kıyısı bulunmakta.

Belgrad’da toplu taşıma var, ama yine batısındaki ülkelere kıyasla turist için kullanımı daha zor diyebilirim. Bunun birinci nedeni şehirde metro olmaması. Metro, yabancılar için her zaman tramvay ve otobüsten kullanımı daha kolay bir ulaşım aracıdır. İkinci neden her ne kadar şehirdeki tüm gazete bayilerinde toplu taşıma için bilet bulmak mümkün olduğu söylense de, şehirdeki en yaygın gazete bayi olan “Moj Kiosk”’ta bilet satılmıyor. İsmini yanlış hatırlamıyorsam “Ças 00:24” isimli gazete bayilerinde satılıyor.

Şehirde taksiler pahalı değil, zaten mesafeler çok uzak değil. Kent merkezinde en uzak mesafeye ödediğim para sekiz dolar kadardı. Taksilerde taksimetre var. Binmeden pazarlık yapmak yerine taksimetreye göre hareket etmek daha doğru olacaktır. Tepe lambası pembe olan Pink Taxi en ucuz ve güvenilir taksi firmasıdır. Havaalanından şehir merkezi resmi tarifeye göre 14 eur.

Şehirde konaklanacak bölge olarak üç seçenek olduğunu söyleyebilirim. İlki benim de yaptığım gibi şehrin İstiklal Caddesi olarak kabul edilen Knez Mihailova Caddesi çevresi, ikincisi şehri ortadan ikiye bölen Sava nehrinin öbür yakasında yer alan yeni şehir, üçüncüsü de Knez Mihailova’nın biraz güneyinde, Terazije Meydanı veya Parlamento çevresi. Biz turistiz, en merkezi caddeye yakın olalım diyenler ilkini, eski şehrin sıkışıklığına girmeyelim, biraz daha yeni ve ferah bir bölgede kalalım diyenler ikincisini, ben mümkün olduğunca her yeri yürüyerek gezerim, en çok tramvay veya otobüs gibi toplu taşıma araçlarını kullanırım diyenler ise tüm gezilecek yerler düşünüldüğünde daha az yürüme mesafesi olması amacıyla üçüncü seçeneği seçmelidir. Ben şahsen ilk seçeneğe uygun olarak Knez Mihailova’ya yakın bir konuda ev tuttum.

Belgrad pahalı bir şehir değil, konaklaması, yemesi içmesi, ulaşımı makul fiyatlarla halledilebiliyor. Ayrıca şehirde hatırı sayılır para harcanacak kadar çok ücrete tabi turistik yer yok. Yani bu şehirde zamanınız daha çok o müzeye gideyim, şu anıta bakayım diyerek değil, şehri yaşayarak caddelerinde dolaşarak, yeşil alanlarında zaman geçirerek geçecektir.

Gelelim Belgrad’da gezilecek yerlere.

Şehri gezmeye Cumhuriyet Meydanı’ndan başlamak gerekir.

Meydanda III. Mihailov Heykeli var. III. Mihailov Osmanlı’ya karşı bağımsızlık mücadelesinin önemli liderlerinden biri. At üzerindeki heykelinde sağ eli İstanbul’u işaret ediyor.

Meydanda ayrıca milli müze ve devlet tiyatrosu da var.

Meydandan kuzeye doğru taşıt trafiğine kapalı Knez Mihailova Caddesi yer uzanmaktadır.

Cadde meydandan güneye doğru, Terazije Meydanı’na doğru da bir miktar devam etmekte. Ancak esas kafe-restoran, mağazalar ve sokak sanatçılarıyla şehrin kalbi sayabileceğimiz kısmı Cumhuriyet Meydanı’ndan kuzeye doğru olan kısım. Yaklaşık 750 metrelik bu bölümün sonunda Kalemegdan’a ulaşılıyor.

Kalemegdan iki kenarında nehir olan şehrin kuzey ucu. Knez Mihailova’nın sonunda bölgeye girdiğinizde önce bir parka giriyorsunuz. Parkı lastik tekerli trenlerle gezebilirsiniz. Kişi başı ücreti yaklaşık 1.25 usd. Parkın içinde bir hayvanat bahçesi, çocuk parkı, çok sayıda heykel, hediyelik eşya tezgahı ve savaş müzesi bulunmaktadır. Ağaçlar içerisindeki bu park oldukça keyifli.

Parkın içerisinden geçince Belgrad Kalesine ulaşılıyor. Kaleye Sahat (saat) Kulesi’nin yanındaki Sahat Kapısı’ndan giriş yapıyoruz.

Kalenin iç tarafında Sokullu Mehmet Paşa Çeşmesi, Damat Ali Paşa Türbesi, Paşa Konağı görülebilecek yerler. Bölgede çevre düzenlemesine önem verilmiş. Sırf bunun için bile gezilebilir.

Şimdiye kadar gezdiğiniz yerler yarım gününüzü alacaktır. Yemek için Knez Mihailova Caddesi tercih edilebilir. Gezmeye devam edersek, Knez Mihailova’nın sonunda, Kalemegdan’a yakın bir noktada nehirde tekne turu biletleri satılıyor. Size uyan bir gün ve saate biletinizi alabilirsiniz. Knez Mihailova’dan Kalemegdan’a doğru bakarken sağ tarafa ilerlediğinizde sağda Gospodar Jevremova sokağının içerisinde Bayraklı Camii yer almaktadır. 1575 yılında inşa edilen camii bugün Belgrad’da ibadete açık tek camii.

Tekrar Kalemegdan ile Knez Mihailova’nın kesiştiği noktaya dönüp bu sefer öbür istikamette ilerleyelim. Az ilerde sola doğru kıvrılan Kneza Sime Markovića Caddesi’ne girildiğinde, sağ tarafta Ljubice Konağı’nı göreceksiniz. Sırbistan’ın önemli Prenslerinden Mihailov’un annesinin adını taşıyan konak bugün müzedir.

İlk gün bu kadar gezmek yeterli olacaktır. Ancak akşam yemeğine yine şehrin keyifli bir bölgesi olan Skadarlija’ya gidilebilir. Parke taşlı sokakların yer aldığı, sağlı sollu birbirinden güzel restoranların sıralandığı bu küçük bölge geceniz için nefis bir yer. Šešir Moj ve Dva Jelena restoranları yerellerin tavsiye ettiği mekanlardan. Sokak çalgıcıları ile canlı müzik gece geç saatlere kadar devam etmektedir.

İkinci gün programınızı eski şehrin güney tarafına doğru yapabilirsiniz. Yürüyerek tamamlanabilecek bu tur ilk olarak Knez Mihailova Caddesi’nin güneyinde yer alan Terazije Meydanı’nda başlıyor.

Meydanda yer alan Terazije Çeşmesi’ni gördükten sonra meydandan güneye giden cadde değil, bir üst caddedeki Nikole Pašića Meydanı’nda yer alan Parlamento Binası görülmelidir. Buraya yönlendirmemim esas nedeni Parlamento binasının güzelliği değil, binanın önünde caddenin kenarındaki uzun pankartta yazanları görmenizdir. Pankartta Kosova’nın bağımsızlık mücadelesi sırasında Belgrad’ın Nato tarafından bombalanması nedeniyle ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Arnavutluk ve Türkiye suçlu ve katil ilan edilmektedir. Kim bilir kaç yıldır orada duran bu pankart ile bu ülkelere olan nefret taze tutulmaya çalışılmaktadır.

Parlamento’yu geçince Tasmajdan Parkı’na geliyoruz.

Parkın girişinde yer alan St. Mark’s Kilisesi görülmeye değer. 1940 yılında yapımı tamamlanan kilise ülkenin en büyük kiliselerinden birisidir.

Tasmajdan Parkı’nın karşı sokaklarından birinde yer alan Nikola Tesla Müzesi’ne giderken saate dikkat edilmelidir. Küçük ancak etkileyici olan bu müze rehbersiz gezilmesi halinde anlamsızlaşmaktadır. Saat 12’de İngilizce rehberli tur yapılan müzede ilk olarak 15 dakikalık bir tanıtım filmi izlettirilmektedir. Müzede Tesla’nın bazı icatları çalıştırılarak gösterilmekte.

Ayrıca bazı kişisel eşyaları sergilenen Tesla’nın külleri de bir küre içerisinde müzede yer almaktadır. Müzeye giriş ücreti yaklaşık 4,5-5 usd.

Tesla müzesinden sonra sıra Aziz Sava Katedrali’nde. Sırp Ortodoks Kilisesinin kurucusundan adını alan katedral Aya Sofya’yı anımsatmaktadır. Dünya’nın en büyük Ortodoks kiliselerinden biri olan katedralin yapımı henüz tamamlanmamış. Zira 1930’larda başlayan inşaat önce 2.Dünya Savaşı, sonra da Yugoslavya döneminin sosyalist rejimi nedeniyle ilerleyememiş. Günümüzde inşaatı devam etmektedir. Ancak gördüğüm kadarıyla daha uzun yıllar tamamlanmayacak gibi gözüküyor.

Aziz Sava Katedrali’nden sonra gündelik hayata ilişkin bir şeyler görmek isteyenler Katedrale yakın sabit pazarı gezebilirler. Kalenic Pijaca denilen pazar meraklısı için renkli bir yer.

Akşam saatlerinde Savamala bölgesine gidilebilir. Kafe, restoran ve barların yer aldığı bölgede gece değerlendirilebilir. Savamala bölgesi Terazije Meydanı’ndan Sava nehrinin kıyısına inildiğinde, kıyı bölgesinde yer alan bir semt.

Üçüncü gün sıra nehrin karşı tarafına geliyor. Tavsiyem bir vasıta ile nehrin karşısındaki yeni şehrin ötesindeki Zemun Bölgesi’ne gitmek. Öncelikle Zemun’daki ara sokaklar ve Tuna kıyısındaki mekanlar görülmelidir.

Sonra nehir kıyısında yer alan birçok aktivitenden bisiklet kiralanarak kıyı boyunca eski şehir istikametinde gidilmesini öneriyorum. Kilometrelerce uzanan yeşil alanda yer alan spor alanları, koşu ve bisiklet yolları ve kafeler ile gününüzü keyifli bir şekilde geçirmeniz mümkün.

Günün tamamını burada geçirmek istemeyenler şehir merkezine 7 km mesafedeki  Ada Ciganlija’ya gidebilirler. Sava Nehri ortasındaki bu suni gölet Belgradlıların denizi olmuş durumdadır. Tabi buraya Temmuz, Ağustos aylarında gitmek lazım. Aksi takdirde hareketsiz bir yerle karşılaşacaksınız. Bir diğer alternatif ise nehirde tekne turuna katılmak. İşin doğrusu tekne turunun çok özelliği yok. Hani gelmişken katılabilirsiniz ama katılmazsanız çok bir şey kaçırmazsınız. Tekne turları için Kalemegdan’ın girişinde buluşularak tekneye beraber gidiliyor.

Buraya kadar tavsiye etmeye çalıştığım üç günlük Belgrad gezisi notlarım dışında, dileyenler için ilave şu önerilerde bulunabilirim:

  • Avala Kulesi: Şehrin yaklaşık 16 km güneyinde yer alan Avala Kulesi, şehre tepeden bakmanızı sağlayacak bir tepe üzerinde yer almaktadır. Hafta sonu konulan toplu taşıma seferleri ile kuleye ulaşımın hafta sonu daha kolay olduğunu turizm bürosundan öğrendim. Bir anten kulesi olan Avala Kulesi’nde seyir terası da bulunuyormuş. Kuleye gelmeden önce bölgedeki Meçhul Asker Anıtı da gezilmelidir.
  • Tito’nun mozolesi: Şehir merkezinin güneyindeki Partizan Stadı’nın yakınında yer alan Mozole, yakın siyasi tarihe merak duyanlar tarafından görülebilir.
  • Birçoğu her sabah Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan yürüyüş turları ile gönüllü veya ücretli rehberlerle şehri gezebilirsiniz.
  • Parlamento’nun bulunduğu Nikole Pašića Meydanı’ndan her gün muhtelif saatlerde kalkan otobüsle şehir turu yapılabilmektedir. Ancak önceden rezervasyon yapmakta fayda var. Aksi takdirde tur saatinde bilet bulmak zor olabiliyor.

Belgrad’ı gezdikten sonra Sırbistan’da başka yerlere gitmek isteyenler ise araba kiralayarak Novi Sad’a gidebilir. Yol üzerinde Karlofça kasabası gezilebilir.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply