Yazarım

Borsa Duayeni

Ekim 10, 2015

Borsa’ya ilk merak saldığım yıllarda 2-3 gün bir teknik analiz kitabı okuyarak, işletme mezunu olmanın da verdiği özgüven ile hisse senedi almaya karar verdim. Eee teknik analiz de biliyorum artık, kendimi ispat edebilirim. Birçok teknik analizden belki de sadece bir tanesinin al sinyali verdiğine verdiğim Meges Boya hissesi almaya karar veriyorum. Aldım da… Ama kağıt hızla düşüyor. Nasıl olur? Cevabı basit, kendimce kim bilir hangi analize dayanarak alım yaptığım kağıdın zahmet edip bir de fiyat grafiğine baksaymışım, kağıdın ikili tepe formasyonunu tamamladığını görebilirmişim. Bilenler bilir; ikili tepe formasyonunda bir hisse yukarı doğru fiyat hareketinde iki kez kırmayı denediği ancak geçemediği bir fiyat sonrası hızla aşağı düşer. İşte tam o düşüş aşamasında ender bulunan alıcılardan biri olmaya başararak borsa dünyasına adımımı attım.

Meges kazasından sonra büyük teknik bilgimin tek başına olmayacağını ve temel analize de ihtiyaç olduğunu anladım. Bu nedenle hikayesi olan kağıt arayışına girdim. Aradığım kağıdın hem iyi bir hikayesi olmalı, hem de kısa sürede yüksek prim potansiyeli taşımalı. Meges’ten tokatı yemişim, acilen kaybımı geri kurtarmam lazım.

İşte bu aşamada çalıştığım şirkette borsayı takip eden bir büyüğümden Şekerbank’ın satış için yabancı bankalarla görüştüğü bilgisini alıyorum. Hakikaten ilgili yıllarda bir çok Türk Bankası yabancılara satılıyordu. Şekerbank hisselerini 8.10-8.20 TL gibi bir fiyattan satın aldım. İlk günlerde kağıt iyi gitti. 8.80 TL’ye ulaştı fiyat. Ama hedef büyük, en az 13-14 TL’den satmanın planlarını yapıyorum.

Bir sabah işe geldik, henüz borsanın açılmadığı bir saatte açıklama ajanslara düşmüştü. Kazakistan bankalarından Bank Turan Alem Şekerbank’ı almak için anlaştı. Hisse başına 10 TL fiyata anlaşıldı. İlk anda haberi okuyunca büyük bir Avrupa Bankası’nın daha yüksek bir fiyattan almasını beklediğimiz hissenin bahsettiğim koşullarda satılması bende hayal kırıklığı yaşatsa da, en azından cüzi bir kar ile hisseden çıkabileceğim için şükür dedim. Ama borsanın işleme başlamasıyla birlikte kağıda hiç alıcı gelmediğini ve fiyatın tabana oturduğunu gördüm. Şekerbank hisseleri için bana akıl veren şirketteki büyüğümün yanına gittiğimde bana kahkaha atarak “ben o hisseleri dün sattım, sen de hala hisseler var mı?” dedi. E var tabi ki dedim. Meğer adam kağıt ile ilgili dedikodular duymayınca huylanmış ve satmış. Olan bana oldu.

Günlerce kağıdın düşüşünü izledim. 5.40 TL fiyattan alıcı bulduğumda kağıdı sattım. Kağıt 4.90’a kadar düştü ve geri yükselmeye başladı. Düşüş bitti, kağıt da çok ucuzladı mantığı ile ger, yükselen kağıdı tekrar sattığım yerden, 5.40’tan satın aldım. Ama kağıt tekrar düşüşe geçti ve 4.90’dan sattım. Böylelikle düşüşün hiçbir aşamasını kaçırmamayı başarmış oldum.

Hadi diyelim ki anlattığım iki olayda benim hatam var. Peki şimdiki vereceğim örnekte kusurum nedir lütfen söyleyin. Artık tüyolara veya kendi teknik analiz bilgime göre değil, daha profesyonel yorumlara göre hareket etmeye karar vermiştim. Muhtelif aracı kurumların portföy önerilerini inceledim. Birçok aracı kurumun ortak görüşü Doğan Yayın Holding’in hisselerinin ucuz olduğu ve orta vadede prim potansiyeli bulunduğu yönündeydi. Artık akıllı bir küçük yatırımcı olarak ucuz kağıdı alıp uzun süre kağıtta bekleyecektim. Bir cuma günü kağıdı aldım. O hafta sonu Aydın Doğan ile Başbakan birbirine girdi. Şansa bak. Bu sefer gerçekten hatam yok. Ama yeni kayıplar için teselli olamayacaktı tabi. Pazartesi borsanın açılması ile beklenen oldu tabi. O hafta bulabildiğim ilk fırsatta hatırı sayılır bir kayıp ile kağıdı sattım.

Tabi borsa maceram sadece kayıplardan oluşmuyor. Para kazandığım hisseler de oldu. Bakın size birkaç hisse örneği vereyim.

Yine bir yatırım tavsiyesi üzerine Zorlu Enerji hisse senetleri aldım. Yaklaşık üç hafta kağıtta bekledikten sonra yatay giden kağıtta beklemekten sıkıldım. Kağıtta beklediğim dönemde az da olsa bir kar elde ettim ama aynı dönemde endeks daha iyi gittiği için tatmin olmadım. İster inanın ister inanmayın kağıdı sattıktan sonra daha yarım saat geçmişti ki Zorlu Enerji borsaya açıklama yaptı:” Zorlu Enerji Trakya’da Doğalgaz buldu.” Gitti bizim kar.

Nasıl olduysa tamamen spekülatif olarak yükseleceğine inandığım Net Holding hisselerinden 0.49 TL’ye aldım ve kağıt gerçekten kısa sürede hareketlendi. Bu sefer şansım yaver gidiyordu. Kağıt 2-3 gün içerisinde 0.69 TL’ye ulaştı. Derken hareket tersine döndü ve 0.69 TL ile tavandan işlem görürken hızla tabana inerek 0.56 TL’den işlem görmeye başladı. Neyse ki tabanda alıcı bitmeden kağıdı satabildim diye sevinirken kağıt tekrar yükselmeye başladı ve takip eden süreçte 1 liraya kadar yükseldi.

Bir başka para kazandığım kağıt Türk Traktör. Bir başka traktör üreticisi Uzel’in iflası nedeniyle satışlarının artacağını beklediğim Türk Traktör hisselerinden 24 liraya aldım. Birkaç gün sonra kağıdı 27 liraya mutlu bir şekilde sattım. Tabi birkaç hafta daha bekleyerek 37 liraya satsaydım daha çok mutlu olurdum.

Para kazandığım örneklerden birisi de yine Şekerbank’ta olduğu gibi kısa vadede satılacak umuduyla aldığım Denizbank. Kağıdı 10.90 TL’den aldım ve birkaç hafta bekledim. Artık sıkılmaya başladığımda kağıdı 11.20 TL’den sattım. Aynı dün Banka’nın Dexia’ya satıldığı açıklandı ve yine güzel bir karı kıl payı kaçırmayı başardım.

Borsayı yakından takip ettiğim günlerde bir aracı kurumun kısa vadeli olarak TEKTU satın alma önerisine balıklama atlayarak hisseyi satın aldım. Hisseden ne para kazandım ne de kaybettim. Ama ilginç olan kağıdı satın aldığımda daha şirketin adını bile bilmemem ve sadece borsa kodu ile yapılan tavsiyeye uymamdı.

2008 krizi patlak verdiğinde borsalar tepetaklak oldu. Neyse ki beni herhangi bir hissem yoktu. Bu güzel. Endeks kağıtları olan büyük banka kağıtlarını takip ettim. Son derece uygun fiyatlara gerileyen banka hisselerinden birini uzun vadeli almaya karar verdim. 1.90’lı fiyatlardan Garanti Bankası hissesi aldım. Yaklaşık bir ay sonra hisseyi 1.60’lı fiyatlardan sattım. Eğer ilk başta planladığım gibi kağıdı uzun vadeli tutsaydım, sattığım fiyata göre kağıdı bir yıl sonra üçe, iki yıl sonra beşe katlanmış olarak satabilirdim.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Verdiğim örneklerden de anlaşılacağı gibi beni bir indikatör olarak görmek mümkün. Aldığım kağıdı hemen satın, sattığım kağıda ise gözünüz kapalı girin.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply